15.10.2009

bi sen eksiktin nuri!

yemin ederim sinirsin turkcell!! insanları sömürdüğün yetmiyormuş gibi bi de uyuz uyuz reklamlar yapmıyor musun! ilahi! evet, hido'lu nuri'li reklamdan bahsediyorum. insaf lan! bu kadar kısa süre içinde milyon kere nuri denir mi lan!

10.09.2009

avea oldu mu şimdi hiç ?

avea çok ilginç bir hal alıyor zamanla...
fazla söze ne gerek buyrun
Avea - Seç İzle
by AveaHaber

27.08.2009

yemek


Şu an karnımın acıkmasından rahatsızım,Öğle yemeğinde gereğinden fazla yedim,
Ne oluyo bana ?Korkuyorum.Canım çılgınca yemek yemek istiyor,

26.08.2009

Ne yaptınız siz böyle,


Turkcell in hidayetli reklamları...
olmadi turkcell bu sefer olmadı ,
midye, hidayet, nasuh falan olmaz bu şekilde

14.07.2009

Ozan!

İç geçirmeden edemedim reklamı görünce. Devamı hemen gelsiiin!

18.06.2009

Abrakadabra

GSM operatörlerinin cep telefonu ve bedava dakikalar dışında hediye vermesi hep garibime gitmiştir. Yurtdışında böyle örnekler var mı açıkçası hiç bilmiyorum, duymadım. Bunu ilk başlatan da Turkcell tabii, gnctrkcll kampanyaları sayesinde sinema yemek şu bu insanları alıştırdı. Halk da haliyle diğer operatörlerden aynısını beklemeye başladı.

Vodafone bu işlere hiç bulaşmıyor. Zaten Türkiye pazarında etliye sütlüye karışmamak gibi bir çizgileri var kendilerinin. Avea'ysa Turkcell'in izinde ilerliyor bu hediye mevzusunda. Parmak hareketine bir şekilde cevap da vermeleri gerekiyordu zaten. Patlican'lılara özel indirimler sağladılar önce, şimdi de Bisse'den YKM'ye, Medical Park'tan MNG Kargo'ya kadar, geniş kapsamlı hizmet servislerinde indirim vermeye başlamışlar.

Bu durumlar ve kampanyalar bana 90lardaki çılgın gazete promosyonlarını hatırlatıyor. Bakalım işin ucu nereye gidecek?

12.06.2009

Engelleri aşan teknolojiler


Teknoloji ilerliyor ilerlemesine de, bu engelliler için yavaş yavaş sorun haline dönüşmeye başladı. Allah'tan bazı akıllı insanlar onları da teknolojiye dahil etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Görme engelliler için bilgisayarlar, sesli kitaplar, merdiven kenarlarına monte edilen tekerlekli sandalye asansörleri derken sıra yüzyılın icadı iPhone'a gelmiş. Dokunmatik ekranların görme engelliler için kullanması imkansız aletlerden, bir kılıf ile birdenbire kullanışlı aletlere dönüşmesi mutluluk verici.

Ardı arkası kesilmez umarım bu uygulamaların ve icatların.
(via denetim-masası)

9.06.2009

iş hayatında nasıl mutlu olunur?

Sorunun cevabı bir mit gibi görünse de, bud caddell kendisi için bir nevi çözmüş durumu. hatta biraz düşününce insanların çoğuna uyduğunu da söylemek mümkün.

3.06.2009

İstanbul'un Semtleri 2

Bir hevesle başladım ama sonunu getiremedim. Niyet ettim bitireceğim bugün.

Kabataş: İskelenin bulunduğu yerde eskiden büyük bir taş vardı. Osmanlı devri ileri gelenlerinden “Köse Kahya” diye tanınmış Mustafa Necip çelebi bu taşı yontturup iskele haline getirdi.

Kadıköy: Bugün Osmanağa Camisi diye anılan caminin yerinde eskiden Kadı Mehmet Efendi’nin yaptırdığı bir mescit vardı. Semtin adı bundan dolayı “Kadıköy” kalmıştır. Bugünkü camiyi I. Ahmet devrinde Babüssaade Ağası Osman Ağa yaptırmıştır. Diğer bazı kaynaklara göre Bizans’ın fethinden sonra burası İstanbul’un ilk kadısı Hızır Bey’e bağışlanmış, bundan ötürüde semt “Kadıköy” adını almıştır.

Kanlıca - Bu bölgeye Kanuni Sultan Süleyman tarafından Anadoludan Türkmen ve göcebe bazı türk kabileleri getirtilip yerleştirilmiştir. Bu göçebelerin buraya yerleşmeleri kağnılarla olduğu ve çok uzun bir süre içinde ancak yerleşebildikleri için halk arasında bu bölgeye Kağnıca, sonralarıda Kanlıca denmiştir.

Kuzguncuk: Fatih Sultan Mehmet devrinde, Kuzgun Baba diye anılan bir derviş burada oturmuştu.

Taksim: İstanbul sularının bir bölümünün buradan taksimi yapıldığı için burasıda suların taksimi (ayrımı) yapılan yer olarak kalmıştır

Üsküdar: Farsça “Konak” anlamına gelir. Eskiden Anadolu’ya İran’a, Arabistan’a gidip gelen kervanlar burada konaklardı.

Vaniköy: Eski adı Papazbahçesi’ydi. IV. Mehmet, Şeyh-i Sultani Esseyit Mehmet Vani (Vanlı) ye bu yerleri hediye etti, o da kendisine burada bir yalı, bir iki ev yaptırdı.

21.05.2009

Airguitar

Airguitar diye bir mevzuu var belki bilirsiniz. Bilmeseniz de herhangi bir bara gittiğinizde görmeniz büyük ihtimal. Ellerinde bir enstrüman varmışçasına kendinden geçen insanlar. Bunun yurtdışında yarışmaları şunları bunları da yapılıyor hatta. Her sene dünya şampiyonası bile düzenleniyormuş.

Şimdi geldik bomba habere.. artık bunun Türkiye'de de yarışması var. Hem de kazanana ödüller gani gani. Ben katılmayı kafama koydum, bence siz de bi şansınızı deneyin.

Facebook'a böyle zamanlarda çok kızıyorum. Bir videoya denk geldin mi, embed etmek imkansız. Linkle idare edin.

via Fikret.

27.04.2009

İstanbul'un Semtleri

Geçen gün bir arkadaşımla konuşurken aklıma takıldı, İstanbul'un bazı semtlerinin isimlerinin nereden geldiklerini araştırmaya başladım. Semtlerin çoğu isimlerini camilerden almışlar, bir diğer kısmı da orada oturmuş, eser bırakmış insanlardan geliyormuş. Bazılarını hiç tahmin edememiştim. Bakalım sizin hiç beklemediğiniz, sizi şaşırtan isimler olacak mı.

Aksaray: Aksaray'dan gelenler buraya yerleştirilmiştir. Bu semt adını bu günkü Aksaray Şehrinden gelenler vermiştir.

Ahırkapı: Padişah sarayının sonunda ki has ahırın (Padişahın atlarının barındığı ahır) yanında olduğu için Ahır Kapısı diye anılmıştır.

Akaretler: Sultan Abdulaziz Taşlıkta Aziziye camiinin giderlerini karşılamak üzere bir vakıf kurmuştur. Bu vakfa gelir sağlamak için de gelir getiren anlamında Akaretler yaptırmayı planlamıştır. Bu planı bitirmek ise II.Abdulhamit'e nasip olmuştur. Bu yüzden semtede Akaretler denmiştir.

Altunizade: Altunizade İsmail Zühtü Paşa'nın yaptırdığı cami, semtinde bu adla anılmasına sebep olmuşştur. Zühtü Paşa'nın babası altın alım satımı ile iştigal ettiğinden Zühtü Paşa'ya da Altunizade denmiştir.

Arnavutköy: Önceleri, Boğaziçi’nin bu sevimli semtinde Arnavutlar oturduğu için buraya bu ad takılmıştı.

Ataköy: Ataköy'ün eski adı Baruthane dir. II.Mahmut tarafından buraya baruthane yapılmıştır. O zamanlar Ataköy (İstanbul'un dışı sayıldığından baruthane yapımı için uygun bir alan olarak görülmüştür.) Daha sonraları Emlak ve Kredi Bankası bu bölgeye 50 - 60 bin nüfuslu bir yerleşim yeri kurmuştur(1950). Yeni yerleşim yerinin adı da Ataköy olur.

Ayazağa: İsmini yeni çeri kethudası Ayaz Ağa'nın çiftliğinden almıştır. Abdulaziz döneminde buraya yaptırılan saray bugün binicilik okulu olarak kullanılmaktadır.

Ayrılık Çeşmesi (Haydarpaşa’da): Eskiden hac alayı bu çeşme çevresinde toplanır, oradan yola çıkardı. Hacca gidenler eşlerine, dostlarına orada veda ederek ayrılırlardı.

Bağlarbaşı: Çok eskiden bir Ermeni manastırına ait bağların başladığı yermiş. Zamanla oraya Bağlarbaşı denmiştir.

Balat: Rumca saray anlamına gelen palation sözcüğünden geldiği söylenir. Önceleri İstanbul'un kapılarından birine verilin bu ad, sonraları semtin adı olmuştur.

Bebek: Fatih Sultan Mehmet Han buranın muhafazası için gönderdiği komutanın lakabından gelmektedir. (Bebek Çelebi Bebek Çavuş)

Bedesten: Arapça bir söz olan Bezzaz dan türetilmiştir. Bez, kumaş taciri, Manifaturacı anlamına geliyor. Kumaş tacirlerinin bulunduğu yere de bezzazistan denildiğinden. zamanla halk arasında ağza kolay gelmesinden dolayı bedestan'a dönüşmüştür.

Beylerbeyi: III. Murat devri beylerbeylerinden Mehmet Paşa’nın yalısını bulunduğu için köye bu ad verilmiştir.

Cihangir: Kanuni Sultan Süleyman pek sevdiği oğlu Cihangir için burada bir cami yaptırmıştı. Semt adını bu Cihangir Camisi’ nden almıştır. 

Çarşamba: Samsun Çarşamba ovasından gelenler yerleştirildiği için buraya da Çarşamba denilmiştir.

Çengelköy: XIX. Yüzyılda Kaptan-ı deryalıklarda, valiliklerde bulunmuş, yiğitliğiyle tanınmış Çengeloğlu Tahir Paşa burada bir mescit yaptırmıştı.

Harem: Üsküdar Sarayı’ nın harem dairesine gidecekler bu iskeleye çıkarlardı.

Haydarpaşa: III. Selim vezirlerinden Haydar Paşa oradaki kışlayı yaptırmıştı.

İhsaniye: Selimiye kışlası ile Karacaahmet arasındaki bu mahallenin bulunduğu yerde eskiden bir saray vardı. Padişah yıkılmaya yüz tutan bu sarayın arsasını halka “ihsan” ettiği (bağışlandığı) için semtin adı “İhsaniye” kalmıştır.


Daha var ama yoruldum, bir daha ki sefere :)

12.04.2009

Küçük Ev


İştee, yemek sipariş etmek harika bir adres daha. Kocaman pideler, doyurucu porsiyonlar... Levent Çarşı'da bulunan bu restoran, ne yiyeceğimi bilemediğim zamanların en büyük kurtarıcılarından. Günlük menüleri sayesinde kararsız kaldığım anlarda hızır gibi yetişiyor.

Genel olarak yemeklerden bahsetmem gerekirse, geleneksel Türk yemekleri, salatalar, pideler, makarnalar ve tatlılardan oluşuyor. Özellikle pideleri değişik malzemeleriyle aklını çeliyor insanın.

Paketlemelerinin ve hızlarının da çok başarılı olduğunu eklemeliyim. Her seferinde mükemmele yakın hizmet veren ve toplamda 6 şubesi bulunan Küçük Ev'i kesinlikle öneriyorum.

19.03.2009

Lahmacun sevgisi

Herhalde hayatta en aklıma gelmeyecek, ama görünce de illa yemek istediğim yegane yiyecek lahmacun. Kokusundan mıdır nedir artık, dükkanların önünden geçerken içeri girip hemen bir tane lüpletiyorum her seferinde. Tabii bunlar hep başarıyla sonuçlanmadı, şanssız lahmacunlara da maruz kaldım seneler içinde.

Lahmacunla aramdaki ilişki böyleyken, geçen gün gittiğim bir arkadaşım eve lahmacun söyleyelim dedi. Kokusu burnuma geldi valla, ama bölgenin de yabancısı olduğumuzdan emin olamadık. Sonunda Ataköy 7-8. Kısımda bulunan Ufuk Pide'den söylemeye karar verdik, ki harika bir seçim oldu.

Telefondaki görevli çok sabırlı ve kibardı. Yemeğimizin gelmesi yaklaşık 25 dakika sürdü ve lahmacunlar hiç soğumamıştı. Teslim eden görevli de bir o kadar nazik ve kibardı. Gelelim en önemli kısıma. Lahmacunların hepsi incecik açılmış, bol malzemeli ve çıtır çıtırdı. Çıtırlıkla kararma arasındaki ince çizgiyi geçmemişti hiç biri. Yanında getirdikleri salata da bol boldu ve hepimize yetti. 

Lahmacun başına 1,5 lira verdiğimizi düşünürseniz, hem fiyat hem servis hem de lezzet açısından dörtdörlük bir deneyim oldu. Ufuk Pide Yemeksepeti'nde de mevcut, denemek isteyenlerin dikkatine.

5.03.2009

O Nasıl Bir Çeşitlemedir

Dün akşam işten biraz geç çıkmak zorunda kaldım. Normal mesai saatleri içinde kahve dedikodusunu fazla kaçırmışım; haberim yok. Saat 6 oldu, işlerin yarısı duruyor. Evde çalışma imkanımı göz önünden silerek, ofisimde çalışmaya karar verdim. Canım da hiç ev yemeği çekmiyor. Bu isteğimi ve açlığımı da ardan çıkartmış olurum dedim.

Bugün, belki de herkesin bildiği Marmaris Büfe'den yemek söyledim. Ama sipariş vermek gerçekten işkence oldu. Çünkü önüne gelen büfe açmış, adını da Marmaris koymuş. Netten telefon numarası ararken, karşıma çıkan Marmaris Büfeleri mide filtremdem geçirdim ve en doğrusunu buldum.

Menüsüne baktıkça karnım acıkıyor ama menüdeki bir çok ürünü anlamayalı bırakın, hayal bile edemiyorum. Leyla diye bir şey gördüm; çikolatalı-muzlu tost. Yuh:)!

Sonra biraz daha gezinip azcık hayal edebildiğim bir şeysöyledim: Biftek kaşarlı amerikanlı sandviç. (Kesinlikle tavsiye ederim.)

Şirketteki makineden de kolamı aldım. Ohh... Misss!

Etiler Marmaris: 0212 284 11 57 - 269 53 39

5.02.2009

Youfood - Akatlar


Hep aynı yerlerde yemekten sıkıldığım için bugün değişiklik yaptım ve hiç kullanmadığım bir restorandan sipariş verdim. Youfood Akatlar'da ve makarna, salata, çorba, et ve sebze yemekleri, balık ve tatlı gibi çeşitleri var. Sandviçten tosttan sıkılanlar için uygun bir seçim olabilir. Ben günün çorbası ve jülyen soslu tavuk sipariş ettim. Günün çorbasının ne olduğu menüde yazmadığı için biraz körlemesine sipariş oldu. 

Yemek 20-25 dakika içinde geldi, toplam 12,15 lira ödedim. Paketini gerçekten çok iyi yapmışlar, tuzundan ıslak mendiline her şey tamamdı. Çorbayı ve yemeği sıkı sıkı paketlemişler ve paketin dışına hiç akmamış. Yemekler de sıcacıktı geldiğinde hatta çorbayı içmek için bir süre beklemem gerekti.

Jülyen soslu tavuk, jülyen kesimli tavuk, biber ve soğandan oluşuyordu. Yanında da pilav ve patates kızartması vardı. Tavuğu ve pilavı beğendim. Patatesler her eve serviste olduğu gibi nemden yumuşayıp hamurlaşmışlardı. Günün çorbası yayla çıktı, ben pek beğenmedim. Biraz fazla sulu ve tatsız tutsuz geldi.

Genel olarak tavuğu çok beğendim, hizmet başarılıydı ve ücret/performns oranı yüksek. Tavsiye ediyorum.