GSM operatörlerinin cep telefonu ve bedava dakikalar dışında hediye vermesi hep garibime gitmiştir. Yurtdışında böyle örnekler var mı açıkçası hiç bilmiyorum, duymadım. Bunu ilk başlatan da Turkcell tabii, gnctrkcll kampanyaları sayesinde sinema yemek şu bu insanları alıştırdı. Halk da haliyle diğer operatörlerden aynısını beklemeye başladı.
Vodafone bu işlere hiç bulaşmıyor. Zaten Türkiye pazarında etliye sütlüye karışmamak gibi bir çizgileri var kendilerinin. Avea'ysa Turkcell'in izinde ilerliyor bu hediye mevzusunda. Parmak hareketine bir şekilde cevap da vermeleri gerekiyordu zaten. Patlican'lılara özel indirimler sağladılar önce, şimdi de Bisse'den YKM'ye, Medical Park'tan MNG Kargo'ya kadar, geniş kapsamlı hizmet servislerinde indirim vermeye başlamışlar.
Bu durumlar ve kampanyalar bana 90lardaki çılgın gazete promosyonlarını hatırlatıyor. Bakalım işin ucu nereye gidecek?
18.06.2009
12.06.2009
Engelleri aşan teknolojiler

Teknoloji ilerliyor ilerlemesine de, bu engelliler için yavaş yavaş sorun haline dönüşmeye başladı. Allah'tan bazı akıllı insanlar onları da teknolojiye dahil etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
Görme engelliler için bilgisayarlar, sesli kitaplar, merdiven kenarlarına monte edilen tekerlekli sandalye asansörleri derken sıra yüzyılın icadı iPhone'a gelmiş. Dokunmatik ekranların görme engelliler için kullanması imkansız aletlerden, bir kılıf ile birdenbire kullanışlı aletlere dönüşmesi mutluluk verici.
Ardı arkası kesilmez umarım bu uygulamaların ve icatların.
(via denetim-masası)
9.06.2009
iş hayatında nasıl mutlu olunur?
Sorunun cevabı bir mit gibi görünse de, bud caddell kendisi için bir nevi çözmüş durumu. hatta biraz düşününce insanların çoğuna uyduğunu da söylemek mümkün.
3.06.2009
İstanbul'un Semtleri 2
Bir hevesle başladım ama sonunu getiremedim. Niyet ettim bitireceğim bugün.
Kabataş: İskelenin bulunduğu yerde eskiden büyük bir taş vardı. Osmanlı devri ileri gelenlerinden “Köse Kahya” diye tanınmış Mustafa Necip çelebi bu taşı yontturup iskele haline getirdi.
Kadıköy: Bugün Osmanağa Camisi diye anılan caminin yerinde eskiden Kadı Mehmet Efendi’nin yaptırdığı bir mescit vardı. Semtin adı bundan dolayı “Kadıköy” kalmıştır. Bugünkü camiyi I. Ahmet devrinde Babüssaade Ağası Osman Ağa yaptırmıştır. Diğer bazı kaynaklara göre Bizans’ın fethinden sonra burası İstanbul’un ilk kadısı Hızır Bey’e bağışlanmış, bundan ötürüde semt “Kadıköy” adını almıştır.
Kanlıca - Bu bölgeye Kanuni Sultan Süleyman tarafından Anadoludan Türkmen ve göcebe bazı türk kabileleri getirtilip yerleştirilmiştir. Bu göçebelerin buraya yerleşmeleri kağnılarla olduğu ve çok uzun bir süre içinde ancak yerleşebildikleri için halk arasında bu bölgeye Kağnıca, sonralarıda Kanlıca denmiştir.
Kuzguncuk: Fatih Sultan Mehmet devrinde, Kuzgun Baba diye anılan bir derviş burada oturmuştu.
Taksim: İstanbul sularının bir bölümünün buradan taksimi yapıldığı için burasıda suların taksimi (ayrımı) yapılan yer olarak kalmıştır
Üsküdar: Farsça “Konak” anlamına gelir. Eskiden Anadolu’ya İran’a, Arabistan’a gidip gelen kervanlar burada konaklardı.
Vaniköy: Eski adı Papazbahçesi’ydi. IV. Mehmet, Şeyh-i Sultani Esseyit Mehmet Vani (Vanlı) ye bu yerleri hediye etti, o da kendisine burada bir yalı, bir iki ev yaptırdı.
Etiketler:
istanbul semtleri,
tarih
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

